SENDEN NEFRET EDİYORUM

gevelenmiş sevgin
bayat şefkatin
şenlikli kinin

kör ihanetin

dünya kirli

alınır öcüm elbet

yağmurlu kokun, boynun

ve her şey kahrolsun

emzirdin nefretin nektarından

saltanatlı koynunda

uyuta uyuta

ağzımda sütünün vahşi tadı

mendilimde gözyaşı

soluğumda zemheri

sözün kudreti bitti

BUNDAN SONRAKİ GÜNLERİMİZ HATIRLAMAKLA GEÇECEK

boynumu büktüm

ağzım yalaklarında

küskün ve korkak, uzandım ormanına

yazgımı seyre koyuldum kurnalarda

bende kül kanat, bende keramet kalmadı

sağrısı yavan bir macera menzilim

yamacında susadığım

göğsümde geçmiş günlerin kederi yok

hayata mazeret gerek

ÇİZGİ HALİNDEKİ SAVUNMA PROBLEMİ

ardındaki güne dönüp baktığımda

bilinsin hikayemde boşluk var

yosunlu zamanlar

bana dokunduğunda limon kokusu vardı

bana dokunduğunda gölgelerin sesi vardı

saldırsana bana zayıflıklarınla

savunmam felakettir nasılsa

yıkılır bir soruyla

DEMİR TAVINDA SOĞUYOR

sandım ki öyküm yaman

pey bitmiş elim tamam

demir tavında soğuyor

beni koynunda yor

cinnetinle yoğur

açlığınla doyur

KETENDEN İNCE

saçların tuzak

felaketin sade

ellerin ketenden ince

kadınlık var serde

heybesinde ince gam

yüreğimde kor

maşrapam delik

avuçlarımda serinlik

yamanmış yangını

göğsümdeki mahşerin

avut beni yalanlarınla

KIRIK ISLIK

söyleyemem

dilimde bir kurumak

külleri saklayıp

közlere üflemek

ıslığım kuru heves

gelmiyor içimden yaşamak

TUTUŞAN OTLAR GİBİ

arsız bir öfke

kalburlardan sızan

şuramda bir harta

senin gavur sevdan

tufandaki dalgalar gibi temiz

sütle emilen bir zehir sanki

bir esrar imiş tok içimli

sırtımdaki zembereği

RÜZGARLARIN BESLEDİĞİ KAPILAR

sağsın gemlerimden soluğu

katsın beni hayvanlarına

külde fer közde yel yok

dağlasın ardımı

MUHAREBE DUASI

yuğ, fersiz şevhetinle

kavla, dört nala sür

gövdeni bana bula

kalk, sırtlan mavzerini

ör perçemlerini

hevesini kınından çıkar

ayaklandır yamaçları o hain yumuşaklığınla

ayart, kışkırt baharları huylandıran bakışlarınla

korkarım gidecek kara ayazıyla

bunu bana yapmasın

PEMBE

bugün bitti

nereye gideceksin

yanımda kal demek isterdim ama

biliyorum gideceksin

pembe sularda gümüş kayıklar bizim için

nasıl olsa gideceksin

bekletmeyelim

ISLAK BARUT

koynundan başladılar soymaya

terkisini koydular serinlik birikmiş bir avluya

ismini göğsünden kopardılar

döktüler saksıya sevincini